Ebola Salgını Türkiye’yi Tehdit Ediyor mu? Uzmanlar Yanıtladı

Demokratik Kongo Cumhuriyeti’nde ortaya çıkan ve Uganda’da da vakaların bildirilmesiyle birlikte uluslararası alanda dikkat çeken Ebola salgını, yüksek ölüm oranları nedeniyle halkta kaygı yarattı. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) tarafından verilen acil durum kararı, Covid-19 sonrası salgın hastalık konusundaki küresel duyarlılığı yeniden gündeme getirdi.

Bezmiâlem Vakıf Üniversitesi Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları Anabilim Dalı’ndan Doç. Dr. Gülay Okay, Ebola’nın ciddi seyirli bir viral hastalık olduğunu belirtti. Dr. Okay, hastalığın belirtilerinin ani başlayan ateş, boğaz ağrısı, aşırı halsizlik, kas ve baş ağrısı ile başladığını ifade etti. İlerleyen aşamalarda ise kusma, ishal, böbrek ve karaciğer fonksiyon bozuklukları gibi tehlikeli durumlar ortaya çıkabilir. Hastalığın ileri dönemlerinde ise nadir de olsa yaygın kanamalar görülebilir.

DSÖ’nün acil durum ilanının ne anlama geldiğini açıklayan Doç. Dr. Okay, bu durumun küresel panik yaratmadığını vurguladı. “Uluslararası Halk Sağlığı Acil Durumu, bir salgının diğer ülkelere yayılma riskini ve ülkelerin koordineli bir yanıt vermesi gerektiğini gösterir. Bu karar, ülkelerin alarma geçmesini, finansal kaynakların aktarımını, aşı ve ilaç tedarikinin hızlandırılmasını ve uluslararası giriş noktalarındaki önlemlerin artırılmasını sağlamak amacıyla alınmış bir önlemdir” dedi.

Türkiye’de Ebola vakası görüldü mü? Bu soruya yanıt veren Doç. Dr. Okay, “Bugüne kadar Türkiye’de kesinleşmiş, laboratuvar onaylı Ebola vakası olmadı. Geçmişte şüpheli vakalar tespit edilse de, bu kişilerin sıtma veya başka enfeksiyonlar taşıdığı anlaşılmıştır” şeklinde konuştu.

Ebola’nın Türkiye için doğrudan bir salgın tehdidi oluşturmasının beklenmediğini belirten Dr. Okay, küresel seyahatlerin artışı nedeniyle dikkatli olunması gerektiğini ifade etti. “Dünya genelindeki seyahat yoğunluğu, endemik bölgelerden gelecek olası enfekte kişilere karşı Türkiye’de sürveyans ve erken tanı sistemlerinin güncel tutulmasını zorunlu kılmaktadır. Sağlık Bakanlığı, liman ve havalimanlarındaki uluslararası giriş noktalarında gerekli önlemleri düzenli olarak almaktadır” dedi.

Ebola’nın nasıl yayıldığını da açıklayan Doç. Dr. Okay, “Ebola, Covid-19 veya grip gibi hava yoluyla kolayca bulaşan bir hastalık değildir. Virüsün doğal konakçıları meyve yarasalarıdır. Virüs, enfekte hayvanların kanı, salgıları veya diğer vücut sıvılarıyla yakın temas sonucu insanlara bulaşır. İnsandan insana bulaşma, enfekte bir bireyin vücut sıvılarına doğrudan temas veya bu sıvıların bulaştığı nesnelere dokunma yoluyla gerçekleşir. Hastalık belirtisi göstermeyen kişiler virüsü bulaştırmaz” şeklinde konuştu.

Ebola’nın tedavisi hakkında bilgiler veren Dr. Okay, erken tanı ve izolasyonun kritik öneme sahip olduğunu vurguladı. “Günümüzde Ebola ile mücadelede daha ileri tedavi yöntemlerine sahibiz. Ancak uygulanacak tedavi ve koruyucu yaklaşımlar, salgına neden olan virüs türüne bağlı olarak değişiklik gösterebilir. Bu nedenle, erken teşhis ve hastanın hızlıca izole edilmesi hayati önem taşır” diyerek sözlerini tamamladı.

Author: Can Koç