Dünya genelinde sahte para üretimi ve dağıtımında kayda değer bir artış gözlemleniyor. Özellikle sahte dolarlar, uluslararası finans sistemine yönelik ciddi tehditler oluştururken ekonomik istikrarı sarsıyor.
Bu durum hem bireyler hem de işletmeler için ciddi mali kayıplara yol açarken, güvenlik güçlerini sahtecilik suçlarıyla mücadelede daha etkin adımlar atmaya yöneltiyor. Mersin’de yaşanan son bir olay ise bu sorunla mücadeledeki kararlılığı bir kez daha gözler önüne serdi.
Mersin polisi, matbaa kurarak sahte dolar basan bir kalpazan şebekesini çökertti. Operasyonda toplamda 7 milyon 99 bin 200 sahte dolar ele geçirilirken, üç şüpheli tutuklandı. Yapılan aramada ise 4 milyon 800 bin kesime ve renklendirmeye hazır A4 kâğıdı, para basma makineleri ve diğer malzemeler ele geçirildi. Toplamda da 2 milyon 299 bin 200 sahte doların piyasaya sürülmeye hazır olduğu öğrenildi.

Fotoğraf: AA
‘GERÇEK PARALARA ÇOK YAKIN BANKNOTLAR ÜRETİYORLAR’
Son iki yılda dünya genelinde sahte banknotlarla ilgili ciddi bir sorun yaşandığını söyleyen Altın ve Para Piyasaları Uzmanı İslam Memiş, “Özellikle küresel enflasyonun etkisiyle insanlar nakit kullanmaya daha fazla yöneldi. Bu durum kalpazanların iştahını iyice kabarttı” dedi.“Modern teknolojinin gelişmesiyle birlikte dijital dünyanın nimetlerinden faydalanan kalpazanlar, artık eski yöntemlerle sınırlı kalmayıp, neredeyse birebir taklit ya da gerçek paralara çok yakın banknotlar üretiyorlar” diyen Memiş, “Bu durum, sahte ile gerçeği ayırt edemeyecek bir hale gelmemize yol açıyor. Hem kâğıt kalitesi hem de mürekkep kullanımı noktasında kaydettikleri ilerlemelerle, ne yazık ki büyük bir başarı elde ediyorlar” ifadelerini kullandı.

‘GEÇEN YILKİ 50-100 DOLAR PANİĞİNİN ETKİSİ HÂLÂ DEVAM EDİYOR’
Geçen yıl, 50 ve 100 dolar banknotlarıyla ilgili yaşanan büyük paniğe de vurgu yapan İslam Memiş, “Geçtiğimiz kasım ayında ülke genelinde, sahte döviz krizine dair önemli bir süreç söz konusu olmuştu ve etkileri hâlâ devam ediyor. Kamu bankaları eski ve yeni basım 50-100 doları kabul etmeye devam ederken, bazı özel bankalar hâlâ bu paraları kabul etmiyor. Döviz büroları ise eski ve yeni basım 50-100 doları belli bir komisyon karşılığında alıyor, bu da hoş değil” şeklinde konuştu.
BAYRAM ÖNCESİ DÖNEMLERDE SAHTE BANKNOT VAKALARI ARTIYOR
“Vatandaşlarımızın sahte banknotlara karşı daha dikkatli olmaları gerekiyor” diyen İslam Memiş, “Geçen yıl yaşanan yoğun sahte banknot vakalarından sonra büyük bir artış olmasa da hâlâ piyasada sahte dolarlarla karşılaşıyoruz. Özellikle yaz aylarının başı ve bayram öncesi dönemde sahte banknotların sayısında belirgin bir artış yaşanıyor. Önümüzde Ramazan Bayramı var ve bu dönemde çarşıda, pazarda sahte banknotların dolaşımı daha yoğun hale gelebilir. Bu durum, dolar bazlı sahte paralarda görülebileceği gibi TL bazlı sahte paralarda da görülecektir. Bu nedenle, çok daha dikkatli olmak gerekiyor” uyarısında bulundu.

SAHTE DOLAR NASIL ANLAŞILIR?
İslam Memiş, “Geçen yılki durum bize şu gerçeği gösteriyor: Döviz büroları ve bankalarda çalışanlar bile gözleriyle ayırt edemeyecek kadar gerçekçi sahte paralara karşı savunmasızken, piyasada vatandaşların bu sahte paralara karşı dikkatli olabilmesi çok daha zor” dedi. Memiş, şu bilgilerin altını çizdi:
— Kalpazanlar, sahte parayı genellikle bankaların ve döviz bürolarının kapalı olduğu saatlerde, yani saat 17’den sonra tüccarlara veya gözüne kestirdikleri vatandaşlara vererek eritiyorlar. Sahte parayı genellikle direkt olarak bozdurulmuyorlar, bunun yerine alışveriş yaparak, sahte dövizi bozduruyorlar. Bu nedenle, esnaflarımızın özellikle saat 17’den sonra dikkatli olmaları gerekir.
— Diğer yandan, sokaklarda, çarşı pazarda, hastane kapılarında veya parklarda yaşlıların dikkat etmesi çok önemli. Çünkü duygusal suiistimaller de oldukça yaygın. Örneğin, bir kişi hastane bahçesinde beklerken ya da bir yakınına ziyarete gitmişken, panikle kalpazan geliyor “Yukarıda hastam var, yanımda Türk parası yok, dövizim var, bunu bozabilir misiniz? Yardımcı olabilir misiniz?” şeklinde bir hikâye anlatıyor. İyi niyetli vatandaşlar yardım ediyor ama sonunda döviz bürosuna gidip dolandırıldıklarını fark ediyorlar. Bu tür olaylar oldukça yaygın olup, özellikle dikkat edilmesi gereken bir durum…
İnsanların sahte doları gözle veya dokunarak ayırt etmesi zor olsa da çoğu uzmanın dikkat çektiği bazı önemli noktalar bulunuyor:
İlk olarak, banknotu ışığa tuttuğunuzda, üzerinde güvenlik şeridi ve su yolu (filigran) bulunması gerekiyor. Güvenlik şeridi, banknotun içinde dikey bir şekilde yer alıyor ve ışığa tutulduğunda görünür hale geliyor.
Gerçek dolar, özel bir pamuk ve keten karışımından yapılmış olup, sıradan kağıtlardan farklı bir dokuyla kendini belli ediyor. Bu nedenle gerçek doların dokusu hafif pürüzlü ve kaygan ya da pürüzsüz olmamalı. Bir diğer önemli özellik ise kabartma baskılar. Gerçek doların üzerinde başkan portresi ve büyük değer sayıları gibi bazı baskılar kabartmalı olmalı. Bu baskılara dokunduğunuzda hafif bir kabarıklık hissedilmeli. Son olarak ise banknot üzerindeki seri numaralarının rengi ve yazı tipi baskıyla uyumlu olmalı.
SAHTE TÜRK LİRASI NASIL ANLAŞILIR?
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın resmî internet sitesinde yer alan bilgilere göre bir banknotun sahte olup olmadığını anlamak için, kâğıt paraların taşıdığı özellikleri bilmek ve buna göre karşılaştırma yapmak gerekiyor. Bu bağlamda 13 maddeye dikkat çekiliyor:
1- Banknot kâğıdı: Orijinal banknot kâğıdı, yüzde 100 pamuk elyafından üretilmiş olup, Ultraviyole (UV) ışık altında parlamıyor. Kâğıt renkleri, her kupürün hâkim renginin çok açık bir tonu. Ayrıca kullanılan kâğıtlar, kirlenmeye karşı oldukça dayanıklı. Piyasada bulunabilen sahte banknot kâğıdı ise genellikle üzeri özel kaplanmış olmasına rağmen, UV ışık altında parlama özelliği gösteriyor.
2- Filigran: Orijinal banknotların ön veya arka yüzü ışığa tutulup bakıldığında, baskısız beyaz alanda Atatürk portresi ve kupür değerini gösteren rakamdan oluşan filigran görülüyor. Bazı sahte paralarda filigran hiç bulunmuyor bazılarında ise kâğıdın içinden veya dışından baskı yolu ile taklit ediliyor.

3- Kılcal lifler (Güvenlik Elyafları): Orijinal banknot kâğıdı içine, Merkez Bankası tarafından üretim aşamasında yerleştirilmiş, çıplak gözle görülemeyen; ancak UV ışık altında mavi ve kırmızı parlama veren kılcal lifler bulunuyor. Sahte banknotlarda ise bu lifler, baskı yolu veya fosforlu kalem ile taklit edilmeye çalışılıyor.
4- Emniyet şeridi: Orijinal banknotlarda, ışığa tutulduğu zaman düz bir hat şeklinde ve üzerinde kupür değerini gösteren rakam ve TL harflerinin yer aldığı emniyet şeridi bulunuyor. Kâğıda gömülü olan bu şeritler, UV ışık altında kupür değerine göre mavi, kırmızı ve sarı olarak üç farklı renkte parlama gösteriyor. Sahte paralarda, bu emniyet şeridi baskı yolu ile taklit edilmeye çalışılıyor.
5- Holografik şerit folyo: Orijinal banknotların sağ ön yüzünde, farklı açılardan bakıldığı zaman renkli ve parlak yansımalar veren holografik şerit folyo bulunuyor. Sahte kâğıt paralardaki folyolarda, gümüş renkli ve yanardöner yaldız kullanıldığı görülüyor.
6- Renk değiştiren şerit baskı: Banknotların arka yüzünde, kupür değerini gösteren rakam ve TL harflerinden oluşan şerit baskı yer alıyor. Yarı şeffaf sarı renkli yansıma veren bu baskılar, renk değiştirme özelliğine de sahip. Sahte banknotlardaki baskıların, orijinale benzer şekilde taklit edilmeye çalışıldığı görülüyor.
7- Kabartma baskı: Gerçek banknotların ön yüzünde bazı yazı ve rakam grupları ile motiflerde uygulanan, parmakla dokunulduğunda kabartma etkisi hissedilen, özel bir baskı tekniği kullanılıyor. Sahte banknotlarda ise bu kabartma baskı uygulanmadığı gibi, bazılarında yükseklik hissi veren yöntemlerin uygulandığı görülüyor.
8- Gizli görüntü: Orijinal banknotların ön yüzünde, Atatürk portresi ceketinin sağ tarafında bulunan yedi köşeli ve motifli rozet içinde gizli bir görüntü yer alıyor. Enine ve boyuna yatay çizgilerle oluşturulan bu görüntüye; göz hizasında yatay bir şekilde bakıldığında, kupür değeri rakamı okunabiliyor. Sahte paralarda bu gizli görüntü efekti, gerçek versiyonu gibi verilemiyor.

9- Mikro yazı: Orijinal banknotların ön yüzündeki ay-yıldız motifinin içinde, kupür değerini rakam ve TL harfleri ile gösteren, kabartma baskı tekniğinin uygulandığı mikro yazılar bulunuyor. Büyüteçle okunabilen bu yazılar, Merkez Bankasının bastığı gerçek paraların bir diğer göstergesi… Sahte banknotlarda ise bu mikro yazı alanları, büyüteç ile bakıldığı zaman deforme olduğu için okunamıyor. Ancak bazı sahte versiyonlarda, uygulanan baskı tekniği nedeniyle mikro yazıların okunabilirliği artmış durumda…
10- Bütünleşik görüntü: Orijinal banknotların ön ve arka yüzünde yer alan ve kupür değerini gösteren rakamlar, ışığa tutulduğu zaman birbirini tamamlıyor. Oluşan bu bütünleşik görüntü, sahte banknotlarda genellikle bozuk ve düzensiz olarak görülüyor.
11- Floresan (UV) etkili mürekkep: Orijinal banknotların ön yüzündeki Atatürk portresi üzerinde, floresan etkili mürekkep ile basılmış, rakam ve TL harfler bulunuyor. Bu özellikte bir mürekkep kullanılarak basılan kupür değerleri, UV ışığı altında parlama özelliğine sahip. Bazı sahte banknotlarda, rakam ve TL harflerinin orijinale benzer şekilde parlamasını sağlayacak yöntemlerin uygulanmaya çalışıldığı görülüyor.
12- Seri ve sıra numaraları: Orijinal banknotların arka yüzünde, siyah ve kırmızı mürekkep ile basılmış iki adet seri ve sıra numarası bulunuyor. UV ışığı altında bu numaraların; siyah mürekkep ile basılanı yeşil, kırmızı mürekkep ile basılanı kırmızı parlama veriyor. Gerçek banknotlarda siyah mürekkep ile basılan seri ve sıra numarası, sahte versiyonlarda UV ışık altında yeşil olarak parlamaz. Fakat bazı sahte paralarda, kırmızı mürekkep ile basılanlar, UV ışık altında kırmızı parlama verecek şekilde taklit edilebiliyor.
13- Boyut farkı: Kupür değerlerine göre farklı boyutlara sahip olan orijinal banknotlar, uzun kenarında 6 mm, kısa kenarında ise ikili grup şeklinde 4 mm fark oluşturularak basılıyor. Sahte banknotların orijinal banknotlarla aynı ebatlarda taklit edilmelerine rağmen, bazılarının en ve boylarında birkaç mm’lik küçük farklılıklar gözlemlenebiliyor.
Fotoğraflar: iStock